Kız Çocukları ve Disney Prensesleri

İdol aldığımız kişiler, karakterler bizim kişilik gelişimimizde çok önemli bir yere sahiptir. Bunun çocukluk döneminde daha da etkili ve önemli olduğu konusunda hepimiz hem fikiriz diye düşünüyorum. Çocukluk döneminde çocukların en çok maruz kaldıkları şeylerden biri de şüphesiz çizgi filmlerdir. Hiç düşündünüz mü neden oğlanlar için hep içinde güç, başarı, zekâ unsurları içeren çizgi filmler yapılırken, kızlar için mutlu sona ulaşan sevimli prensesler yapıldı?  Tabi ki amacım yılların Cinderellasını, Pamuk Prensesini, Rapunzelini, Küçük Deniz Kızını karalamak değil… Ama bunun altında çok ciddi bir toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yattığını hepinizin fark etmesini istiyorum.



Yukarıda saydığım genellikle masallardan uyarlama çizgi filmlerin konularının işleniş biçimleri farklı olsa da ana fikir olarak hepsi aynıdır. “Yakışıklı prense kavuş evlen ve mutlu ol!” Başrol karakterleri olan prenseslerin kendi ekonomik bağımsızlıkları olmamakla birlikte, hayatta verdikleri kararlarda da pek özgür olduklarını söyleyemeyiz. Prensesler, toplumun güzellik standartlarına uyan, beyaz, fiziksel olarak aynı özelliklere sahiplerdir. Genellikle yaptıkları işlerde daha çok ev içi ile ilişkilidir; temizlik yapmak, yemek yapmak, evcil hayvanların bakımını üstlenmek gibi. İşin en üzücü yanı ise, prenseslerin tek amaçlarının yakışıklı prensle evlenip hayal ettikleri mutluluğa, rahata, sosyal statüye ulaşıp hayatın zorluklarından kurtulmaktır. Hiç, bir başarıya ulaşalım, kötülüklerle mücadele edelim, bir icat yapalım yok. :)

Erkekler yani prensler ise prenseslerin hayatını kurtaran, güç sahibi, zengin karakterler olarak bize gösterilmişlerdir. Prenseslerin hepsinin karakteri saf iyilik ile doludur. Ne zaman zora düşseler bir sorunla karşılaşsalar bir doğaüstü canlı onlara yardım etmektedir. Yani, zor bir durumun üstesinden kendi ayakları üzerinde durup gelemiyorlar. Bu çizgi filmlerde dikkatimi çeken bir diğer nokta ise bir kadın bağımsızsa, belli bir güç sahibiyse de ya kötü kraliçedir ya kötü üvey anne ya da bir cadı. Sanki bir kadın güçlüyse iyi biri değildir denmektedir.  Bize aslında açık açık bu mesajlar verilirken neden kız çocuklarımızı bu çizgi filmlerle, masallarla büyütelim ki… Neden okul eşyalarını, odasının duvarlarını Cinderella, Pamuk Prenses süslesin?



Cinderella gibi çok fazla çizgi film, masal var ama ben yazıma hepinizin hikâyesine aşina olduğunu düşündüğüm Cinderella örneği ile devam etmek istiyorum. Evet, Cinderella’yı nam-ı diğer Külkedisini biliyorsunuz. Hiç düşündünüz mü Cinderella neden üvey annesi ve üvey kız kardeşlerine koşulsuz hizmet etti, onların zulümlerine boyun eğdi? Çünkü Cinderella özgür bir kadın değildi.

Cinderella bu durumlar karşısında hala mutlu olmaya şarkı söylemeye devam ederken, artık hayatını değiştirmek istediği, mutsuz olduğunu fark ettiği an, Prens’in balosuna üvey annesi ve kardeşlerinin gidip kendisinin gidememesidir. Dünyası yıkılan Cinderella tabi ki durumun üstesinden kendi kendine gelemiyor ve bir peri ona baloya gitmesi için yardımcı oluyor. Cinderella baloya gidiyor, prensi etkilemeyi başarıyor. Gerisi bildiğiniz saat 12 oldu hikâyesi… Cinderella ayakkabısını düşürüyor ve prens tüm şehirde Cinderella’yı aramaya başlıyor ve ne hikmettir ki koskoca şehirde ayakkabı bir tek Cinderella’ya oluyor. Sonra Cinderella prens ile evlenip mutlu bir hayata ve sosyal statüye kavuşuyor. Tüm zorluklardan ve üvey anne zulmünden bu şekilde kurtuluyor. Burada verilen mesaj şu olmuş oluyor; istediğiniz lüks ve güzel hayata erişmek için çalışmanıza gerek yoktur kızlar, zengin ve yakışıklı bir erkeğe ulaşıp onunla evlenip sonsuza kadar mutlu yaşayabilirsiniz.

Neyse ki günümüzde artık ya feminist akımlardan etkilendiler ya da gelen eleştirilere kulak astılar bu konuda ciddi bir değişim olduğu göze çarpmaktadır. Artık animasyonlarda, çizgi filmlerde güçlü, özgüvenli, azimli kadın imajına yer verilmeye başlandı. Kadın karakterler prenses de olsalar güçlüler, bağımsızlar, özgürler! Bu çizgi filmlerde cinsiyet eşitsizliğinin ve toplumsallaşmış cinsiyet kalıplarının kaybolduğunu görmekteyiz. Kadın karakter at biniyor, ülkelerini kurtarıyor, kötülüklerle savaşıyorlar.

Prenseslerin tek hayali artık yakışıklı prensle evlenip mutlu olmak değil artık hayatta daha farklı ve önemli amaçları ve hayalleri var. Ayrıca bu prenseslerin toplumun güzellik standartlarına birebir uymadıklarını, farklılıklarının onları güzel yaptıklarını görüyoruz. Bu özelliklere sahip çizgi filmlere; Mulan, Tangled, Frozen, Brave, Moana’yı örnek olarak verebiliriz.

Kız çocuklarının kendi kendilerini koruyabilen, özgür, güçlü, başarılı, azimli karakterleri kendilerine örnek almaları daha doğru olmaz mı? Bu yüzden odamızın duvarlarını Cinderella, Rapunzel yerine neden Brave, Moana süslemesin? Unutmayalım ki, neyi örnek alırsak ona dönüşürüz…

Ve son olarak benden küçük bir öneri olsun, Asi Kızlara Uykudan Önce Öyküler kitabını okumanızı ve facebooktan Rebel Girls hesabını incelemenizi tavsiye ederim. :)

24-01-2018
Bilge Serenay Balcı

Dizi-Film Dünyası

Bilge Serenay Balcı

Sosyoloji Öğrencisi

Evdeyken dizi ve film izleyen, evde olmadığımda ise seyahat edip fotoğraf çeken doğayı ve hayvanları çok seven bir dünya vatandaşıyım.

bilge@medyacuvali.com