Cassini Giderayak Neler Yapıyor?

Nisan ayından bu yana daha da popüler hale gelen ve hatta Google tarafından adına “Doodle” tasarımı da yapılan [1] Cassini uzay aracını yeniden gündeme getiren önemli gelişmeler yaşanıyor ve bir süre daha yaşanmaya devam edecek gibi görünüyor. 

NASA’nın “amiral gemisi” sınıfında yer alan Cassini, 1997’de Satürn’e doğru yola çıktı. 2004’te Satürn’ün yörüngesine ulaştığında bu civarlara ulaşan dördüncü uzay aracıydı [2].

Satürn çevresindeki görevinin başlarında, beraber gönderildikleri Huygens uzay aracı Satürn’ün en büyük uydusu Titan’a inerek Titan’ın yapısıyla ilgili değerli bilgiler vermişti. Cassini’yse Satürn’ün çevresindeki yörüngesinde Satürn ve çevresindeki uydular hakkında bilim dünyasına veriler göndermeye 2004 yılından günümüze kadar devam etmekte.     

Cassini, önümüzdeki aylarda Satürn’ün halkalarından geçtikten sonra son görevini, 2017 Eylül’de Satürn’e doğru süzülüp bu dev gaz gezegeninin içine girerek tamamlayacak.  Görevinin bu son aylarında belki de Satürn ve halkalarıyla ilgili önemli keşiflere de yol açacak Cassini. 

Cassini giderayak Satürn’ün önemli uydularından biri olan Enceladus’la ilgili önemli bilgiler de sağladı: Nisan ayında Cassini verilerinden yararlanan bilim insanları Cassini su buzuyla kaplı yüzeyinden fışkıran maddenin içinde moleküler hidrojenin (H2) varlığını keşfetti [3]. 

Enceladus, 250km civarındaki çapıyla Satürn’ün altıncı büyük uydusu. Satürn’ün en büyük uydusu Titan’ın yarıçapı neredeyse Enceladus’inkinden 10 kat büyük. Yani Enceladus belki de o kadar ihtişamlı görünmüyor! (bkz. Şekil 1) 

Öte yandan Enceladus’un –aynı Jüpiter’in Europa uydusu gibi- buzlu yüzeyinin altında geniş ve derin bir okyanus barındırdığı ve moleküler hidrojeninse bu okyanusun tabanındaki hidrotermal bacalardan çıktığı düşünülmekte.

Bu keşifi heyecan verici yapan şey ise Dünya’mızın okyanuslarının da tabanlarında böyle bacalar olması ve bu bacaların etrafında moleküler hidrojeni enerji kaynağı olarak kullanan canlıların var olduğunun bilinmesi.

Daha açık olmak gerekirse eğer Dünya’mızın atmosferi bugünkü gibi olmayıp da canlı yaşama olanak vermeyecek bir yapıda olsaydı bile okyanuslardaki bu bacalar etrafındaki canlı yaşam sürmeye devam edebilirdi. 

O zaman aynısı neden Enceladus için de geçerli olmasın? Belki de buzla kaplı yüzeyinin altı yaşamla dopdoludur! 

Henüz, Enceladus uydusunun yüzeyine inerek bu heyecan verici keşfin peşinden gitmesi planlanan bir uzay aracı bulunmuyor. Öte yandan Jüpiter’in benzer yapıdaki –ama Encaldus’tan yaklaşık 6 kat büyük yarıçapa sahip- uydusu Europa’ya 2020’lerde Europa clipper adlı bir uzay aracının yollanması planlanıyor [4].

Europa pek çok açıdan Enceladus’a benziyor: Yüzeyi buz ve yüzeyinin altında devasa bir okyanus barındırıyor. Belki de Dünya dışı yaşamla ilk karşılaşmamıza sayılı yıllar kaldı!

Jüpiter ve Satürn’ün uyduları daha uzun yıllar bizleri şaşırtmaya devam edecek gibi görünüyor…

 

Şekil 1: Enceladus’ın Cassini tarafından çekilmiş fotoğrafı [5]

Kaynaklar:

[1] https://www.google.com/doodles/cassini-spacecraft-dives-between-saturn-and-its-rings

[2] http://coolcosmos.ipac.caltech.edu/ask/124-How-many-spacecraft-have-been-to-Saturn-

[3] Waite, J.H. ve ark. 2017. “Cassini finds molecular hydrogen in the Enceladus plume: Evidence for hydrothermal processes”, Science 356, 155 (http://science.sciencemag.org/content/356/6334/155)

[4] https://www.nasa.gov/feature/jpl/nasa-mission-named-europa-clipper

[5] https://saturn.jpl.nasa.gov/system/content_pages/main_images/50_Enceladus_768.jpg

 

28-12-2017