Evrende Hayat Arayışları-2

Evrende hayat arayışlarını konu eden yazı dizisinin ikinci bölümünde, Güneş Sistemi içinde hayatı nasıl araştırdığımızı konu edineceğiz.

Yıldızlararası mesafeler muazzam derecede büyüktür. Işığın bile bize en yakın yıldız olan Proxima Centauri’den ulaşmak için 4 yıldan daha uzun süre yol alması gerekir. Güneş Sistemi içinde ise ışığın hızından yola çıkarsak mesafeler en fazla “dakikalar”ya da bilemediniz “saatler” mertebesindedir (örneğin Güneş’in ışığı bize yaklaşık 8 dakikada ulaşırken kapı komşumuz Ay’dan gelen ışık ise sadece 1 saniyeden biraz uzun bir sürede bize ulaşır). İnsan yapımı en uzak cisim olan Voyager 1 bile şu an (Temmuz 2015 itibari ile) yaklaşık 19,7 milyar km yani 18,3 ışık saati uzaklığındadır ve daha yeni yeni Güneş Sistemi’nden ayrılmaktadır [1].

O zaman, Güneş Sistemi dışındaki yakın bir yıldıza uzay aracı gönderip orada “doğrudan” yaşam aramak şu anki bilgi ve teknolojimizle mümkün görünmemektedir.

Ayrıca Güneş Sistemi’ni, yani kendi sistemimizi, gerektiği gibi anlarsak, o zaman çok daha az veri elde edebileceğimiz başka yıldız sistemleriyle ilgili daha sağlıklı yorumlar yapabiliriz: Güneş Sistemi sadece astronomi için değil hayatı aramak için de iyi bir başlangıç noktasıdır!

İnsanlığın Evren’de, Dünya’ya benzer ortamların varlığına dair şüpheleri Galileo’nun 1600’lü yılların başlarında kendi yapımı teleskopunuAy’a doğrultmasıyla gözlemsel bir temel kazanmıştır.

Galileo, Ay’da Dünya’daki gibi yüzey şekilleri olduğunu fark etmiş ve çok şaşırmıştı.

Astronomlar daha güçlü teleskoplarla Mars’a baktıklarında da benzer şaşkınlığa düşmüşlerdi.

İnsanlık Mars’ta da Dünya’dakine benzer mevsimsel değişimlerin gerçekleştiğini ve Mars’ın dikkat çekici yüzey özelliklerine sahip olduğunu daha oraya uzay aracı göndermeden öğrenmişti. Güneş Sistemi’nde Dünya’dan başka yaşam içeren bir gök cisminin var olup olmadığı sorusu teknolojinin hızlı gelişmeye başladığı 20. yüzyılda daha çok sorulmaya başladı.

1960’lardan itibaren ise Güneş Sistemi’ni teleskopların yanı sıra çok sayıda uzay aracıyla da incelemeye başladık [2].

Hayatın genellikle Dünya gibi kayasal gezegenler ve yine kayasal özellikteki Jüpiter ve Satürn’ün bazı uydularında bulunabileceği düşüncesi bilim dünyasında hâkimdir.

Ancak kayasal gezegen yeterli şart değildir:  - Gök cisminde suyun sıvı olarak bulunabilmesi,  - Atmosferin belli şartları sağlaması,  - Sıcaklığın ne az ne de çok olmaması vb. pek çok koşul da öne sürülmektedir. Bu durumda Jüpiter ve Satürn gibi gaz gezegenlerini kayasal yüzeyleri olmadığı, Merkür ve Ay gibi gök cisimlerini atmosferleri neredeyse hiç olmadığı ve aşırı sıcaklık değişimleri gösteren yüzeyleri olduğu, Venüs’ü ise çok kalın atmosfere ve cehennemvari bir yüzeye sahip olduğu için hemen yaşam ihtimalinin olmadığı gök cisimler listesine ekleriz.

Aslında yüzeyi olmayan gezegenlerde [3] ve Venüs’ün yüzeyinde olmasa da atmosferinin belli katmanlarında [4] yaşam olabileceğine dair pek çok alternatif hipotez vardır.

Hatta, panspermia savunucularına göre, asteroidlerde ve kuyruklu yıldızlarda bile mikrobik yaşamın izleri olabilir [5]. Ancak bu yazının geri kalanında, daha ümit verici görünen, Mars ve Jüpiter ile Satürn’ün bazı uyduları üzerinde durmamız daha anlamlı olacaktır.

Mars

Mars, Güneş Sistemi’nde Dünya’ya en çok benzeyen gezegendir denebilir.

Ayrıca Mars’a gönderilen robotlar ve Mars’ın çevresinde dönen uzay araçları, 1960’lardan günümüze kadar Mars’la ilgili pek çok bilgi toplamışlar ve toplamaya devam etmektedirler [6].

- Yaşamı kozmik ışınlardan ve Güneş rüzgarlarından korumak için yeterli manyetik alana sahip olmaması,  - İnce ve karbondioksit ağırlıklı atmosferi,  - Suyun yüzeyinde sıvı kalması için yetersiz hava basıncı ve  - Genellikle çok soğuk olan yüzeyi ile bugün için yaşama elverişli olmayabilir Mars (her ne kadar gizemli metan gazı çıkışları gözleniyor olsa bile! [7]).

Öte yandan daha önce bilmediğimiz kadar çok suya sahip olduğunun ortaya çıkması ve bir zamanlar suyun sıvı halde kalabildiği bir yüzeyi olduğuna dair kimi bulgular insanlığı heyecanlandırmıştır.

Belki de uygun atmosfer koşullarının hüküm sürdüğü düşünülen milyarlarca yıl önce, yüzeyinde nehirler ve denizler vardı ve belki de bir şekilde Mars’ta yaşam ortaya çıkmıştı.

Hatta belki de günümüzde bile yüzeyinin altında belli katmanlarda hala mikrobik yaşam mevcuttur.

Evet, şimdiye kadar Mars’ta yaşam olduğunu gösterebilen olmadı ama Mars’la ilgilenilmesinin sebeplerinden biri de hala ufak bir olasılık da olsa Mars’ta yaşam bulunabileceği ya da bulunamasa bile milyarlarca yıl önce var olabilmiş bir ekosistemin izlerini bulabilme ümididir.

Kaldı ki Mars’ta yaşam şu an var olmasa bile yakın gelecekte (muhtemelen 21. yüzyılın ilk yarısı içinde) insanlık Mars’ı kolonileştirmeye başlayacak [8].

Mars, Ay’dan sonra ayak basacağımız ikinci gök cismi, deyim yerindeyse ikinci evimiz olacak. Bu konuyla ilgili pek çok proje sürdürülmekte ve Mars’a alınacak bilet tek yön olsa da şimdiden oraya gidip yeni bir hayat kurmanın heyecanını yaşayan insanlar aramızda yaşamaktadır.

Güneş Sistemi’nin Su Depoları: Europa, Ganymede ve Enceladus

Güneş Sistemi’nde Dünya hariç büyük miktarda sıvı halde suyun bulunduğu gök cisimleri olduğunu biliyor muydunuz?

Ya bunlardaki toplam sıvı su miktarının Dünya’dakinden çok daha fazla olduğunu ve Güneş Sistemi’mizin adeta su depoları olduğunu?

Jüpiter’in Europa [9] ve Ganymede [10] uyduları ile Satürn’ün Enceladus [11] uyduları, yüzeylerindeki kilometrelerce kalınlıktaki buz katmanlarının sakladığı büyük okyanuslara sahipler.

Burada suyun sıvı kalmasının temel sebebi çevresinde dolandıkları gezegenlerinden kaynaklanan gelgit etkileriyle bu uyduların ısınıyor olmaları.

Bu uydularda yaşam olup olmadığını henüz ortaya çıkaramasak da bu uydularda –muhtemelen bizimkine pek de benzemeyen- yaşamın var olabileceğini günümüzün bilim ve teknolojisinin imkanları sayesinde konuşuyor olmamız bile heyecan vericidir.

Satürn’ün Titan’ı

Peki Güneş Sistemi’nde sıvı su olan gök cisimleri var da yüzeyinde okyanuslar, göller, nehirler olan ve Dünya’dakine benzer şekilde yağmurlar yağan yani bir “iklime” sahip olan bir gök cismi yok mu?

Eğer sıvı olarak suyu kastediyorsak cevap koca bir “hayır”.

Ancak daha geniş bakalım derseniz, cevap olumlu olacaktır: Satürn’ün en büyük uydusu ve hatta Merkür’den bile daha büyük olan Titan,sıvı metandan okyanuslarıyla, gölleriyle, nehirleriyle karşınızdadır! [12]

Hatta Titan’da metan bulutları vardır ve metan yağmurlarıyla yüzeyi adeta beslenmektedir.

Bildiğimiz anlamda metanın sıvı durumda bulunduğu dondurucu sıcaklıklara (-180 °C) sahip böyle bir dünyada yaşam mümkün olabilir mi?

Bizim anladığımız ve bize benzeyen bir yaşam olmasa gerektir.

Öte yandan Titan organik moleküllerce zengin bir uydudur. Ayrıca yine yüzeyinin çok aşağılarında sıvı suyun var olabileceği katmanlara da sahip olabilir [13].

Üstelik belki de çözücü olarak suyu değil de metan ya da etan gibi hidrokarbonların sıvı halini kullanabilecek henüz keşfetmediğimiz biyolojik mekanizmalar vardır [14].

Yani belki de çok egzotik canlılar vardır Titan’da.

Özetlemek gerekirse Güneş Sistemi’nde henüz bizden başka hayat içeren bir gök cismi keşfedemediysek de hala ümitlerimiz tükenmiş değil.

Muhtemelen bizden çok farklı evrimleşmiş ve bize pek de benzemeyen canlılar bulma ihtimalimiz sürüyor.

Güneş Sistemi, hayatı arayışımız için sadece bir başlangıç.

Son yıllarda hayatı arayışlarımızda çok daha uzaklara açıldık; belki uzay araçlarıyla değil ama güçlü teleskoplarla başka yıldızların gezegenlerini keşfediyoruz.

Yazı dizisinin bir sonraki bölümünde Güneş Sistemi dışındaki bu heyecan verici hayat arayışlarını konu edeceğiz.

Kaynaklar:  [1] http://voyager.jpl.nasa.gov/where/ [2] https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_Solar_System_probes[3] http://www.universetoday.com/15134/is-there-life-on-jupiter/ [4] Cockell S.C. 1999, “Life on Venus”, Planetary and Space Science, 47, 1487-1501 [5] Gladman B., vd. 2005, “Impact Seeding and Reseeding in the Inner Solar System”, Astrobiology, 5, 483-496 [6] https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_missions_to_Mars [7] http://www.scientificamerican.com/article/nasa-rover-finds-mysterious-methane-emissions-on-mars/ [8] https://en.wikipedia.org/wiki/Human_mission_to_Mars[9] http://news.nationalgeographic.com/2015/02/150220-europa-alien-nasa-clipper-plumes-science/[10] http://www.bbc.com/news/science-environment-31855395 [11] http://www.popularmechanics.com/space/deep-space/a14507/enceladus-saturn-moon-ocean/ [12] https://en.wikipedia.org/wiki/Climate_of_Titan[13] http://science.nasa.gov/science-news/science-at-nasa/2012/28jun_titanocean/[14] https://en.wikipedia.org/wiki/Hypothetical_types_of_biochemistry

 

28-12-2017