Hangisi Meyve Suyu?

Bugünkü yazımı yeğenim Eylül ve ona öğle yemeği hazırlayan annem arasında sıkça geçen bir tartışmayla ilgili yazmak istiyorum.

Eylül ısrarla öğle yemeğinin yanında kola içmek istediğini söylüyor, annemse marketten aldığı meyve suyunu içmesi konusunda ısrar ediyordu.

Ebeveynlerle çoçuklar arasındaki bu tartışmanın geçmişi eskilere dayanıyor. Hatırlıyorum çocukken bizlerde böyleydik.

Gazlı içeçekler olarak tarif ettiğimiz kola vb. ürünler, içerdikleri yüksek şeker oranları, asit yapıları ve pek çok katkı maddesine karşın, çoçuklar için, hatta pek çok yetişkin içinen cazip içeçeklerin başında geliyor.

Zararları konusunda o kadar çok şey yazıldı ve söylendi ki, reklamların cazibesine kapılmayan ya da o yüksek şeker ve kafeinden duyulan hazzın etkisinden kurtulabilen herkes, bu tarz içeceklerden uzak durmaya çalışıyor.

Ancak annemin de bilmediği bir şey var. Artık meyve suları tahmin ettiği gibi değil!

O, hazır meyve sularını evde taze sıkılmış meyve suyu gibi zannediyor; ancak gıda teknolojisi denilen “dev”, her şeyi değiştirdiği gibi meyve sularını da oldukça değiştirmiş durumda.

İçeriğinde hiç meyve olmayan meyve suları var!

Meyve suları başlığı altında o kadar çok ürün var ki çoğu kez bunların arasındaki farkı ve özellikleri bilmekte mümkün olmuyor.

Türk gıda kodeksine göre dört ana çeşit meyve suyu var.

Birincisi meyve suyu olarak tanımlanan ve içerisinde %100 meyve bulunanlar,

ikincisi meyve nektarı ki bunun içerisindeki meyve oranı %22 ile %99 arasında değişebiliyor.

Üçüncüsü meyveli içecek, bunun içerisindeki meyve oranı %10-21 arasında değişiklik gösteriyor.

Dördüncüsü ise aromalı içecek olarak tanımlanmakta ve meyve oranı %0-9 arasında değişiyor.

Bunların tümü; üzerinde çeşitli meyve resimleri bulunan benzer ambalajlarda satılan meyve sularıdır. Çoğu kez aralarındaki ayrım fark edilmeksizin bu ürünler alınır.

Oysaki birinde tamamı meyveden elde edilirken, diğerinde meyve oranı sıfırdır. Meyve aroması denilen ve içeriğinde kimyasal olarak elde edilmiş bu materyallerle, meyve tadı verilmiş sular içirilmektedir.

Günümüz gıda teknolojisi ile içerisinde bir gram dahi meyve olmaksızın o meyvenin tadını çok yoğun bir şekilde algılayabildiğimiz ürünler yapmak hiçte zor değil...

Keza meyvelerin suyu sıkıldıktan sonra bunlardan meyve suyu konsantresi, meyve püresi konsantresi , meyve suyu tozu vb. bir çok ürün elde edilmekte ve artık bizce meyve suyu olmaktan çıkmış bu ürünler mevzuatlarda belirtilen oranlarda sulandırılıp, şeker ilavesiyle tadlandırıldıktan sonra meyve suyu olarak tüketime sunulabilmektedir.

Meyve suyu üretim sürecinin bir diğer yanıysa, taze olarak tüketimi mümkün olmayacak meyveleri kullanmalarıdır.

Bunun sonucunda ise elde edilen meyve suları; bakteri gelişimini durdurdurmak, fermente olmalarını engellemek, kötü koku renk vb. önüne geçmek için yüksek ısıda ve uzun süre sıcağa maruz bırakılmaktadır.

Konsantre hale gelen , uzun süreli bekleyen ürünlerde vitaminler ve mineraller hızla yok olmaktadırlar.

Market raflarından alınan meyve suyundan beklenen faydayı görmek bu nedenlerle mümkün değil!

Başka bir alternatif yoksa meyve sularının içindekiler kısmı mutlaka iyi okunmalı...

İçeriğindeki meyve oranına bakılmalı...

%100 meyve içerikliler tercih edilmeli... Diğerleri mümkün olduğunca kullanılmamalıdır.

Meyve oranı azaldıkça içeriğindeki şeker vb. katkı maddelerinin oranının arttığı unutulmamalıdır.

Bu nedenle annelere ve anneme diyorum ki; mümkün olduğunca meyvelerin suyunu evde sıkmakta fayda var.

Meyve sularındaki özelikle B ve C vitaminleri ışığa ısıya çok hassas oldukları için sıktıktan sonra bekletmeden tüketmek gerekir. Bir meyve suyundan beklenen tüm faydalar ancak o zaman görülebilir.

 

28-12-2017