Yaşasın Cumhuriyet

Dilek Türkoğlu


Diğer Yazıları

Konuşurken,  herkes özgür olmak ister  denir. Oysa özgürlük gerçekte ağır bir sorumluluktur. Özgür olmak demek, yaptıklarının ve yapmadıklarının sorumluluğunu almak demektir. Özgürseniz, sorumluluğu başkasına atamazsınız. Yanlış ya da doğru, aldığınız tüm kararlar, sizin kararlarınızdır. Başkasına kızamazsınız. Almadığınız kararları almamak da sizin sorumluluğunuzdur ve faturasını başkasına çıkaramazsınız. Ağırdır özgürlük.

Kişilik geliştikçe ve birey oldukça, kendi hayatımızın ve kararlarımızın sorumluluğunu aldıkça özgürleşiriz. Ancak bu herkesin gelebileceği bir aşama değildir. Çocukluktan itibaren öğrenilmesi  ve geliştirilmesi gereken bir beceridir.

Küçük çocuğu olanlar bilir. Çocuklar, karar alırken kendi sorumluluklarını taşıyamazlar. Zihinlerimiz o kadar gelişmiş bir halde doğmayız. Çocuklar, iki yaşından itibaren kendilerine karışılmasına kızmaya başlarlar. Annesi babası ne söylüyorsa onun tam zıddını yapma eğiliminde olurlar. Bir anlamda kendilerinin, ebeveynlerinden farklı olduklarını anlamaya başlamışlardır ve bunu sürekli itiraz ederek ve hayır diyerek oturtmaya çalışırlar. Ancak zihinleri, henüz neden sonuç bağlantıları kurabilecek kadar gelişmiş değildir. Yaptıklarının sonuçlarını tahmin edebilme ve o olası sonuçlara göre karar alabilme becerileri gelişmemiştir. Sadece farklı olduklarını fark etmeye çalışıyorlardır. Kendi yaptıkları bir şeyden dolayı kötü sonuçlar ortaya çıktığında da zihinleri bunun sorumluluğunu alabilecek kadar gelişmemiş olduğu için sık sık ebeveynlerine “senin yüzünden oldu” diyerek kızarlar. Kış günü, annelerinin kalın giydirmeye çalışmasına ısrarla karşı koyarlar, dışarıya çıkıp üşüdüklerinde ise senin yüzünden deyip annelerine kızarlar.

Zihnimiz doğduğumuzda gelişimini tamamlamamıştır. O yüzden birçok meleke doğduktan sonra gelişir. Sağlıklı bir zihin gelişimi için ebeveynler ve toplum olarak uygun davranışlar ile karşılaşılması gerekir. Zihnin gelişme döneminde uygun davranışlarla karşılaşılmazsa, çoğu meleke gelişemeden kalır. Özgür olabilme ve özgürlüğü taşıyabilme ise; ancak  bu dönemi sağlıklı atlatabildiğimizde gelişebilecek bir beceridir.

Birey olmanın en önemli kısmı, yaptıklarının sorumluluğunu alabilmek, yani özgür ve vicdanlı insanlar olabilmektir. Birilerinden korktuğu için ya da o yap dediği için yapan değil uygun olduğu, ahlaki ve vicdani olduğu için yapan insan olabilmektir.

Atatürk’ün “Cumhuriyet erdeme dayanan bir yönetimdir” demesi bu sebeptendir. Tek kişi tarafından bütün kararların alınabildiği yönetimler, monarşiler, çocuk-ebeveyn ilişkisi şeklindeki yönetimlerdir. Eski zamanlarda, insanlığın çocukluk çağını yaşadığı dönemlerde bu belki uygundu ama şimdi artık insanlığın gelişmiştir. Özgürlüklerin, erdeme ve vicdana uygun olarak kullanılabilmeye başlandığı bu dönemde ise, en onurlu yönetim şekli cumhuriyettir.

Nice Cumhuriyet Bayramlarını, onurla ve gururla kutlayabilmemiz dileğimle…

 

28-12-2017