Zeytin Hasadına Dair...

Sonbaharın son günleri artık ...

Kışa girmek üzereyiz. Akdeniz’in en güzel meyvelerinden biri olan zeytinin, hasat zamanı...

Zeytin hasatı için Akseki’nin şirin bir köyü olan Gödene’deyiz.

Akseki, Toroslar’ın kucağında küçük bir Anadolu kasabasıdır. Bir yanında Dedegöl Dağları bir yanında Geyik Dağları’yla, Toroslar uzanır gider.

Akseki tüccarlarıyla övünür, birde eski zaman hatıralarıyla... Tellioğulları’nın , Seferoğulları’nın diyarıdır burası. Lakin buraların gücü bambaşka koyuklarda saklıdır.

Toroslar tüm ihtişamıyla vurur mührünü Akseki’ye... Yalçın güzelliklerle bezelidir dağları. Hayatın durdurulamaz akışına tanık olur insan. Kayalıklar arasından hatta kayalıkların içerisinden bile fışkıran ağaçları gördükçe.

İşte bu güzel coğrafyada kurulu zeytin bahçelerinde başlıyoruz hasada.

Kutsal bir ağaç zeytin...

Sadece meyvesinde, yaprağında, yağında şifa dağıttığı için değil, binlerce yıla meydan okuyan bir ulu ağaç olduğu içinde bu böyledir.

Onun tüm özelliklerini gösterebilmesi çok titiz bir çalışmaya bağlı. Zeytin hasadı hem yılın en önemli işi , hemde en hassas noktası...

Zeytin yağından en yüksek kaliteyi almak iyi bir zeytin yetiştirmek kadar, doğru zamanda hasat etmeye, toplanan zeytinleri vakit kaybetmeden fabrikaya sevk etmeye ve sıkımının sağlanmasına da bağlı...

Zeytin bahçesine giriş yaptığımızda, sabahın ilk ışıklarında, meyveyle yüklü dallar karşılıyor bizleri. Zeytin ağaçları toprağı öpercesine eğilmiş sanki... Bir heyecan sarıyor içimizi ellerin ilk zeytinleri kavramasıyla...


Zeytin ağaçları arasında bir o dala, bir bu dala hızla uzanıyor eller. Gün doğumundan batımına kadar sürecek olan çalışma böyle başlıyor.

Tepemde tarifsiz bir Kasım güneşi ...

Belli ki bitmeye niyeti yok sonbaharın. Ömrün son demidir oysa...

O kadar da yeşil bakmıyor artık heybetli çam ağaçları. Çoktan kuruyup gitmiş papatyalar. Zeytinler bir an evvel al yanaklı meyveleri toplansın diye bekleşiyorlar.

Ama o güneş... Kasım güneşi yok mu, ısıtıyor yüreğimi. Her şey biter elbet sonbaharda . Son zeytin tanesi de toplanır. Son yaprakta düşer daldan. Doğa o eşsiz uykusuna dalar.Düşünün biterken böyle güzel bitebiliyorsa sonbahar, elbet binbir renkli çiçeklerle gelecektir Gödene’ye ilk bahar.

Bereketli topraklar üzerine demişti Orhan Kemal.

Teklifsiz yüreğini açan, yavan ekmeğini bölüşen yüzleri-haneleri var bu toprakların.  Hikmet ustaları, Ayşe nineleri var.  Taşı delen, kayalıklar üzerinde tutunmayı başaran ağaçların gücü var.  Yeterki tohumla bir buluşsun... binbir renkli çiçekler veren toprakları var.

Bak işte bu bereketli topraklar kendine verilen emeği geri çevirmemiş. Bire bin katıp doldurmuşlar dalları .

Bu al yanaklı zeytinler ki yakındır zümrüt damlası olup gelir sofralara.

 

28-12-2017