Bilmediğinin Etkisi Bildiğinden Fazla

Bilmediğinin Etkisi Bildiğinden Fazla

A+ A-

                 Koreografiler…  

                 Bir yolculuğun kalbimde başlayıp, zihnimde devam edip, bedenimde yolculuğunu noktalaması ve ardından öğrencilerimin zihninde, bedeninde seyahate devam ederek, sahnede zirve yapması.

                 Yolculuğu tamamlanmış bir koreografinin son durağı: Sahne. Yüksek konsantrasyonla zenginleşen ivmeli saniyeler, her vuruşla güçlenen duygu salınımı, enstrümana dönmüş refleksif bedenin bıraktığı çakırkeyif…

                 O bedenler ben oluyorum,  sahnelerken onlar dansını.

                 Artıyorum. Çoğalıyorum nota nota.

                 Dağılıyorum.  Geziyorum bedenler arasında özümle. Kalıp değiştiriyorum her melodik değişimde.

                Sanat izleyicilerinden ricam var. Değiştirin yönünüzü seyrederken. Gözünüzü o yapıyı kuran ekibin kahramanına kaydırın.

                Temsil, konser veya performansı zamansız ve mekânsız  seyretmek ister misiniz? O performansın yaratıcısına çevirin gönlünüzü. Odaklanın gözlerinin içine.  Kaybolacaksınız.  Sahne yolculuğunun katmerlendiğini göreceksiniz o gözlerde.

              Performans, o saniyelerde yaratıcısının beklentilerini nasıl karşılıyor? Gözünün üst katmanında bellidir bu. Biraz daha bakarsanız gözlerinin orta katmanına, performansı zihniyle sahnelediğine tanık olursunuz. Kıvılcım ışıldar. Gözünün alt katmanını görürseniz eğer, sessiz başlayan o yolculuğa çıkarsınız. Sahne arkası doneler,  son dokunuşlar, ses tonları,  yanardöner ruh halleri eşliğinde…

               Daha derin bakarsanız gözlerine, mikro mimiklerine; sahne geçmişi katarak gelir. Finaldeki yutkunmaya kadar, duygu odalarını, düşüp yükselen tansiyonu, debdebeleri, bırakılmış boşlukları, salınmış sahne vitrininden hemen sonra yüksek disiplinle karakter atan anları,  film şeridi gibi seyretmeniz olası gözlerinde.

                 Sanat izleyicisi zamansız mekânsız performans istiyorsa, kurucusunu seyre dalmalı.

                 Yüzdeki çeşitliliği, geçişleri okumak,  an’ı yaşamak,  umutla beklemek, onunla yükselip, onunla düşmek için.

                 İddia ediyorum!

                 Yönünü kaydırın koltuklarınızın.

                 Onu bulun!

                 Hissetmenin nasıl bir şey olduğunu sindirebilmek için.

                 Hissetmeyi öğrenebilir misiniz?

                 Hayır.

                 Baktığınızda ona,  hisleri sindirmeyi deneyeceksiniz sadece.

                 Performans sırasında liderinin yaşadığı haz, bütün likörlerden baş döndürücü,  goatrance müzikteki hipnotik yolculuktan sürükleyici… Finali ise; plaket kazanılan, ödüllendirilen, derece alınan başarı ritüellerinden bambaşka bir dalgada…  Gökkuşağından renkli, hazine adalarından masalsı…

                   Her şey sessiz ve geniş bir odada başlar benim için. İlk dostum duygularımı yükselten bulduğum, o müzik olur.  Sessiz ve geniş odayı, ıssız kalbimi o müzik kuşatır önce.  Duygu yoğunluğunu peşinden sürükleyerek. Koreografi bittiğinde boğazım da düğümlenmiştir.  O müzik beni serüvenine çıkardıktan sonra, finale yutkunma eşlik eder.   Bitmiştir koreografi o vakit…

               Şu sorular gelir bazen:

               - Nasıl hazırlıyorsun danslarını?

               Yanıtım:

               -Hissetmeyi öğretemem.

 

22-03-2026
Sevinç Taşkıran

Sevinç Taşkıran

Dans Koçu, Koreograf

1982 Ankara doğumlu. İlköğretim, lise, üniversite ve yüksek lisansını Ankara’ da tamamladı.  Dans sporu branşına yarışmalar ile başladı. Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde yarıştı ve sahne gösterilerinde yer aldı. Türkiye Dans Sporları Federasyonu bünyesinde antrenör, performer ve koreograf. Yüksek lisansını yapmış olduğu kariyer danışmanlığı alanı ile resmi /özel kurumlarda öğrencilerine dans koçluğu yapmakta ve sahne çalışmalarını sürdürmekte.  Kişisel marka, stil, imaj yönetimi üzerine eğitimlerine devam etmekte.

sevinctaskiran0@gmail.com

@danskocusevinc